İsmim Hüseyin Gereli, 02.01.1920 Denizli doğumluyum. Aile lakabımız Enselioğlu'dur. Bu sebepten herkes beni "Enseli Hüseyin" olarak tanır. 17 yaşımdan beri tam 70 yıldır Dolapçı ve Azman yetiştiriyorum. Rahmetli babam Enselioğlu Ahmet de 1880'li yıllarda Kuyupınar mahallesinde yine aynı güvercinlerden yetiştirmiş çok eski bir yetiştiriciydi. Güvercinlerle olan ilgimiz oldukça eskiye dayanır. Yetiştiriciliğimin 60 yılı Denizli'de, 10 yılı ise memuriyetim sebebiyle bulunduğum Zonguldak'ta devam etti.
İlk güvercinlerimi 1937 yılında Kiremitçi mahallesinde ikamet eden zamanın namlı kuşcusu Üzümcü Ali'den almıştım. İlk kuşlarım Çil Dolapçılar idi. O zamanlar 17 yaşında genç bir delikanlıydım. Dolapçı, Azman ve Yozlar Denizli'de yerli kuşlardır. Dolapçılarda çil desenlilerin her rengi, beyazlar, yamalılar bu gün olduğu gibi o zamanlarda mevcuttu. Azmanların karakuyruk renkleri ve Yozların özellikle kırmızı, gök, gümüşi renkleri aranan kuşlardı.
Güvercinler için bilinen bir kaide vardır. Yedi nesil öncesine çeker derler. Benim çil dolapçılarım ve gökkafa-gökkuyruklarla kırmızıkafa-kırmızı kuyruk dolapçılarım vardı. Halen kuşlarımdan eski damar kafa-kuyruk desenliler gelmekte. Bundan başka beyazlarım ve yamalılarımda severek uçurduğum kuşlardandır. Dolapçı'da oyun zenginliğinin ve düzgünlüğünün yanında çok sağlam kafalı olmalarını, havacı olmalarını, oturmamalarını ararım. Kuyruküstü bizim yerli kuşlarımızda olmaz. Kuşlarımız yavruyken bile yakalanmaz. Tam üç yıl sonra geri gelen Dolapçımı bilirim.
Dolapçı çok zeki bir güvercindir. Ağzı var dili yok, herşeyi anlar. Terbiyeye son derece müsaittir. Çatıda sadece tek yere konarlar, tek yerden havalanırlar. 70 yıllık kuşculuğumda hiç bir çatıya küçücük dahi olsa taş attığımı bilmem. Çok sistemli ve düzenli bir yetiştiriciliğim var. Eğitime önem veririm. Dolapçı'nın iyisi grup uçurulan diğer ırklara karışmaz. Her zaman grubun üzerinde bağımsız uçar, kaabiliyetlerini sergiler. Bunu bildiğim için 15-20 Azmandan oluşan grubun üzerinde 3-5 Dolapçı bırakarak seyir zevkinin tadını çıkarırım. Bu tarzda güvercin uçurmak diğer kuşculara meydan okumak gibidir. Ayrı bir tadı vardır.
Dolapçıların ve diğer yerli ırklarımızın şehirlerarası geçişleri hakkında da bilgi sahibiyim. Bursa'lılar 1940'lı yıllarda Denizli'den çok miktarda Dolapçı topladılar. İzmir'liler 1935-40 arası güvercinlerimize taliptiler, son dönemde ağırlıklı olarak Azman ve Yoz götürdüler. Komşu illerimize Dolapçı geçişlerinide bilirim. Halen yaşamakta olan Gevik Hasan isimli arkadaşım benden aldığı Dolapçıları 1970-72 yılları arasında Isparta, Aydın ve Muğla'ya satardı. Denizli'den transferler 1985 yılına kadar aralıklarla devam etti. Denizli'ye hangi ırklar girdi derseniz 1950 yılında Kelebeklerin girmeye başladığını biliyorum. 1952 yılında ise ilk Döneklerin gelişini biliyorum. Memleketimizin meşhur Dönek yetiştiricisi Servet Başaran aslen Nazilli'lidir. Sümerbank Dokuma Fabrikası'nın kurulmasıyla Denizli'ye yerleşmiş ve ilk Dönekleri beraberinde getirmiştir. Daha önce şehrimizde Dönek güvercini mevcut değildi. Birde 1950-55 arası Şeref bey'in getirdiği Selanikleri bilirim. Çaybaşı'ndaki tarihi un fabrikasının yanında güvercin besleyen Şeref bey kırmızıakkuyruk Selanikler getirmişti. Bu kuşlar çok uzun dönerlerdi, sadakat özellikleri yerli kuşlarımızdan zayıftı. Dolapçılara benzerlerdi ama bizim için onları ayırmak kolaydı. Zamanla kaybolup gittiler. |